2 Mart 2021 - 10:46
Sabbahi: Ehlisünnet Peygamber Ekrem’in (s.a.a) Risaletini İleri Götürmesinde Hz. Ebu Talib’in Belirleyici Role Sahip Olduğunu Kabul Ediyor / Müderrisi: Ehlibeyt’in (a.s) Babalarının Tamamı Mümindi

Hz. Ebu Talib (a.s) Kültürel Araştırma ve Yayınlama Müessesesi Müdürü: Peygamber Ekrem’in (s.a.a) risaletinin ileri götürülmesinde Hz. Ebu Talib’in (a.s) rolü belirleyiciydi ve o, Allah Resulü’nün (s.a.a) kötülüğünü isteyenlerin karşısındaydı.

Ehlibeyt (as) Haber Ajansı ABNA - Hz. Ebu Talib (a.s) Kültürel Araştırma ve Yayınlama Müessesesi Müdürü: Peygamber Ekrem’in (s.a.a) risaletinin ileri götürülmesinde Hz. Ebu Talib’in (a.s) rolü belirleyiciydi ve o, Allah Resulü’nün (s.a.a) kötülüğünü isteyenlerin karşısındaydı.

12 Ocak 2021 Cuma akşamı “Hz. Ebu Talib (a.s) Hakkında Araştırma Kılavuzu” başlığı altında “Uluslararası Peygamber Ekrem’in (s.a.a) Hamisi Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansı”nın yirmi beşinci ön oturumu sanal ortamda düzenlendi.

Konferans Sekreterinin gayretleri, Yezd Bölgesi İslami Tebligat Ofisinin ev sahipliği ve Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansının ABNA ortak işbirliğiyle düzenlenen bu oturuma Yezd bölgesinden bir grup fazilet ehli alim katıldı.

Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Muhakkik Zâri Hurmîzî’nin sekreterliğini yaptığı bu oturumda Hz. Ebu Talib (a.s) Kültürel Araştırma ve Yayınlama Müessesesi Müdürü Muhammed Mehdi Sabbahi Kaşani ve ilim havzasının seçkin üstatlarından Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Seyit Muhammed Kazım Müderrisi konu hakkında konuşma yaptı. “Uluslararası Peygamber Ekrem’in (s.a.a) Hamisi Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansı”nın yirmi beşinci ilmi ön oturumunun idaresini ise Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Ârzumendi üstlendi.

Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Muhakkik Zâri Hurmîzî oturumun başında Hz. Ebu Talib’in (a.s) siresine değinerek şöyle dedi: Hz. Ebu Talib (a.s) 30 yıl Peygamber Ekrem’in (s.a.a) hamisiydi ve 10 yıl da Kureyş mümini unvanıyla rol ifa etti.

İlmi oturumun sekreteri konuşmasını şöyle sürdürdü: Ne var ki Hz. Ebu Talib’in (a.s) çehresi çeşitli sebeplerden dolayı örtülü kaldı. Halbuki onun İslam’ı savunması o kadar çoktur ki bunların tamamının açıklanmasına fırsat yoktur.

Hz. Ebu Talib (a.s), Ebu Talib Mahallesinde üç yıl ambargo döneminde direndi ve Peygamber Ekrem’i (s.a.a) savunmaya devam etti. Ambargo dönemindeki onun idareciliği araştırılması gereken konular arasındadır.

Muhakkik Zâri konferans konuları hakkında şunlara yer verdi: “Uluslararası Peygamber Ekrem’in (s.a.a) Hamisi Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansı”; “Tarih ve Sire”, “Kelam ve Akait”, “Şiir ve Edebiyat”, “Telifler ve Müellifler” ve “Hz. Ebu Talib (a.s) ve Direniş” gibi konularda çağrıda bulundu. Yezd bölgesi alim ve sanatçılarının ilmi makale ve eserlerini almaya hazırız. Keza Hz. Ebu Talib (a.s) konusunda Yezd kütüphaneleriyle yazışmanın gerçekleşmesi durumunda eser ve hat yazılarına öncelik verip bu eserleri de ihya etmeye hazırız.

İlmi oturumun sekreteri konu hakkında şunları dile getirdi: “Hz. Ebu Talib (a.s) Hakkında Araştırma Kılavuzu” unvanıyla bu akşamki ön oturumun, Yezd bölgesi fazilet ehli şahsiyetlerinin bu oturuma katılmasının alt yapısını oluşturmasını ümit ediyorum.

Konferans sekreteri bu oturumun birinci konuşmacısının tanıtılmasında şöyle dedi: Hz. Ebu Talib (a.s) Kültürel Araştırma ve Yayınlama Müessesesi Müdürü Muhammed Mehdi Sabbahi Kaşani, Hz. Ebu Talib’le (a.s) alakalı eserlerin yeniden canlandırılmasıyla ömrünü geçirdi ve bu doğrultuda benzersiz çalışmalar ortaya koydu.

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansının (ABNA) bildirdiğine göre “Uluslararası Peygamber Ekrem’in (s.a.a) Hamisi Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansı”nın yirmi beşinci ilmi ön oturumunun birinci konuşmacısı Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Muhammed Mehdi Sabbahi Kaşani Hz. Ebu Talib’in (a.s) pratik yaşamı konusunda şunları dile getirdi: Şia dünyasının büyükleri ve büyük taklit mercilerinin teyit ettiği ve keza Yüce Rehberlik Makamının da ısrarla üzerinde durduğu konulardan birisi Emirü’l-Müminin’in (a.s) babası Hz. Ebu Talib’in (a.s) şahsiyetinin tanınmasıdır. Masum İmamlar (a.s), imam olmaları yanında Hz. Ebu Talib’e (a.s) özel ilgi ve alaka besliyorlardı ve onu özellikleriyle birlikte halka tanıtıyorlardı. Üzülerek söylenmesi gerekir ki İran İslam İnkılabından 42 yıl geçmesine rağmen bu konuda gaflet edilmiştir.

Hz. Ebu Talib (a.s) Kültürel Araştırma ve Yayınlama Müessesesi Müdürü Muhammed Mehdi Sabbahi Kaşani sözlerini şöyle sürdürdü: “Uluslararası Peygamber Ekrem’in (s.a.a) Hamisi Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansı”nın asli konularından birisi Ehlisünnet büyükleri açısından Hz. Ebu Talib’in (a.s) tanıtılmasıdır. Müslümanların çoğunluğu Ehlisünnet mezhebi tabisidir ve Ehlisünnetin bazı tarih ve tefsir kitaplarında Ebu Talib’in (a.s) tarih kesitlerinde Allah Resulü’nün (s.a.a) yaşamında temel rol ifa edip belirleyici olduğu dönemlere işaret edilmiştir. Bu konular bir araya toplanabilirse  Hz. Ebu Talib’in (a.s) Allah Resulüne (s.a.a) yardım alanında ve İslam’ın ilerlemesindeki alt yapının hazırlanmasındaki rolünün önemi ortaya çıkacaktır.

Şia alimleri Hz. Ebu Talib’in (a.s) seçkin bir şahsiyete sahip olduğu konusunda ittifak içindedir ve onun ilim ve takva açısından nasıl bir konuma sahip olduğunu bilirler. “Uluslararası Peygamber Ekrem’in (s.a.a) Hamisi

Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansı”nda Ehlisünnet kardeşlerimize bu konuyu ispatlama peşindeyiz ve keza kendi meşhur kitaplarında Hz. Ebu Talib (a.s) hususunda zikredilen şeyleri de dikkate almalarını istiyoruz. Dolayısıyla bu konferansta kaynağımız daha çok Ehlisünnet kaynaklarıdır ve Şia kaynaklarına çok az istinat edeceğiz. Bu kaynaklarda Peygamber Ekrem’in (s.a.a) menkıbeleri yanında Hz. Ebu Talib’in (a.s) menkıbelerine de değinilmiştir.

Hz. Ebu Talib’in (a.s), Peygamber Ekrem’in (s.a.a) Kur’an ayetlerini ve ilahi kanunları açıklamasında teyit edici rolü vardı. Hz. Ebu Talib (a.s), Peygamber Ekrem’e (s.a.a) çirkin sözler sarf edenlerin önünü alıyordu.

Ehlisünnet kendi kaynaklarında bu konuya yer vermiştir. Bunlardan bazıları  dinin savulması için Peygamber Ekrem’e (s.a.a) yardım edilmesi konusunda Peygamber’in (s.a.a) menkıbeleri yanında Ebu Talib’in (a.s) menkıbelerine de işaret etmiştir. Önümüzdeki konferansta Müslümanların tamamının dikkat konusu olması için bu konuları şeffaflaştırma peşindeyiz.

Sabbahi Kaşani bu kaynak ve kitaplar konusunda şu açıklamayı yaptı: Ehlisünnet kaynaklarından 300 kitabın araştırılmasıyla Hz. Ebu Talib’in (a.s) ahlak, hadis, tefsir ve tarih konularında bir şekilde belirleyici rol ifa ettiği konuları bir araya topladık.

Örneğin Halep Üniversitesinin Sünni üstatlarında Dr. Muhammed Et-Tünci’ye ait pek çok risale ve makaleler yayınlanmıştır. Bu Şahıs Hz. Ebu Talib’le (a.s) alakalı şiirleri bir araya toplamıştır ki bu da Hz. Ebu Talib’le (a.s) alakalı divan şiirlerinin en kamilinin yayınlanmasıyla sonuçlanmıştır. Söz konusu üniversite üstadı şunları dile getiriyor: “Ebu Talib’in iman edip etmediği bir kenara bırakılırsa bile vefatına kadar 42 yıl boyunca Peygamber Ekrem’in (s.a.a) yaşamında belirleyici bir rol üstlenmişti.” Peygamber (s.a.a) sekiz yaşındayken Hz. Ebu Talib’in (a.s) sorumluluğu altına girdi ve o, Peygamber’in (s.a.a) yaşam kesitlerinin tamamında – çocukluk, gençlik ve evliliğinden tutunuz da bi’set sonrası faaliyetlerine kadar – Peygamber Ekrem’in (s.a.a) hedeflerini gerçekleştirmesi doğrultusunda onu himaye etti ve savundu.

Hz. Ebu Talib (a.s) Kültür –Araştırma ve Yayınlama Müessesesi başkanı Hz. Ebu Talib’in (a.s) etkili himayelerinden birsi unvanıyla şu tarihi olayı anlattı: Bi’setten sonra Allah Resulü (s.a.a) müşriklerin önde gelenlerini davet etti ve onlarla birkaç oturum düzenledi, ancak bu oturumlar kargaşayla sonuçlandı. Son oturumda Hz. Ebu Talib (a.s) oturumun idaresini üstlendi ve Ebu Leheb’in oturumu karıştırmasına izin vermedi. Bu son oturumda Peygamber Ekrem (s.a.a) Emirü’l-Müminin’i (a.s) kendisinin vasisi ve veziri unvanıyla tanıtmıştı. Hz. Ebu Talib (a.s) bu oturumda belirleyici rol ifa etmiş ve Peygamber’i (s.a.a) savunmasından dolayı müşriklerin “Şimdi oğluna itaat mi edeceksin” gibi yerici sözlerini işitmişti.

Bazıları şöyle diyor: “Ebu Talib açıkça şehadeteyni söylemediği için Müslüman olmayabilir!” Halbuki Peygamber Ekrem’le (s.a.a) müşriklerin büyüklerinin yer aldığı bir oturumu idare eden ve risaletin hedefini öne çıkaran bir kimsenin görünürde tarafsızlığını koruması gerekir. Hz. Ebu Talib (a.s) bu işi yaptı. Onun bazı şiirlerinde açıkça şöyle gelmiştir: “ İmanımı açıkça ortaya koyamadımsa bunun sebebi Peygamber Ekrem’i (s.a.a) himaye etmek isteyişimdi.” Dolayısıyla Hz. Ebu Talib (a.s) pratikte İslam’a imanını göstermiştir.

Bazıları saçmalayarak şöyle diyor: “Peygamber Ekrem (s.a.a) Hz. Ebu Talib’in cenazesi için namaz kıldırmadı, dolayısıyla o, Müslüman değildi!” Halbuki Mekke’de cenaze namazı yoktu ve cenaze namazının hükmü Peygamber Ekrem’in (s.a.a) Medine’ye hicretinden sonra kanunlaştı.

İslam öncesi Arap Yarımadasında mütefekkir sayılan ilim ve anlayış ehli kimseler vardı. Bunların bazıları Hıristiyan ve Yahudi alimleriyle irtibat içindeydi. Hükümlerin bazıları cahiliye dönemiyle alakalı olup İslam bunları teyit etmiştir. Dolayısıyla cahiliye dönemindeki bilgili kimseler halk arasında hikmeti tebliğ ediyordu ki Hz. Ebu Talib (a.s) bunlardandı ve hatta bunların başını çekiyordu.

Cahiliye döneminde alkolü kendisine haram eden ve alkol tüketmeyi çirkin bilen kimseler vardı ki Hz. Ebu Talib (a.s) bu fertler arasındaydı. Halkın tamamı Hz. Ebu Talib’in (a.s) başkanlığını kabul ediyor ve onu başkan ve toparlayıcı şahıs unvanında tanıyordu. Hz. Ebu Talib (a.s) hatta Peygamber Ekrem’in (s.a.a) bi’setinden önce ve cahiliye döneminde bile – ki Hanif dini vardı – İslam kanunlarını savunuyordu. Bu sebeple biz onun imanını onun şahsiyetinin bir parçası olarak biliyoruz.

Hz. Ebu Talib (a.s) Kültür –Araştırma ve Yayınlama Müessesesi başkanı “Modern Caliliyet”e de kısa bir bakış yaparak şöyle dedi: Elbette günümüz dünyasında da cahiliyet var ve günümüz modern dünyasında güya gelişmiş ülkelerde bazı cahili âdap ve kanunların – ırk ayrımcılığı, siyah derililere zulüm, kürtaj ve … - varlığını görüyoruz. Bunun karşısında hem geçmişte ve hem de günümüzde hikmet sahibi ve insanlar için hüccet sayılan alimler var ve olmaya devam edecektir.

Sonuç itibariyle bazıları Hz. Ebu Talib’in (a.s) “Geçmiş nebilerin vasisi” olduğu meselesine kaildir ve bu konu “Uluslararası Peygamber Ekrem’in (s.a.a) Hamisi Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansı”ında araştırılmalıdır.
Hz. Ebu Talib (a.s) başkalarına tanıtılması gereken ve kendisinden örnek alınması gereken ismi kayıp bir şahsiyettir. Hz. Ebu Talib (a.s), Peygamber Ekrem’i (s.a.a) savunmanın yanında diğer Müslümanların da sığınağıydı.

Hz. Ebu Talib’in (a.s) yaşamı alanında çalışma yapan şahısların en büyüğü Allame Abdül Hüseyin Emini'dir (r.a). Allame Emini “el-Gadir” kitabının yedinci cildinin sonu ve sekizinci cildinin başında pek çok sayfayı Hz. Ebu Talib’e (a.s) has kılmıştır.

Hz. Ebu Talib (a.s) konusunda çalışma yapmak isteyen herkes ilk etapta el-Gadir kitabına – Farsça özetine değil – müracaat etmelidir. Keza Allame Seyit Cafer Murtaza El-Âmuli’nin “Zullametü Ebi Talib (a.s); Tarihu ve Dirasetu” adlı eseri de ilk aşamada araştırmacıların mütalaa konusu olmalıdır.
Ayetullah Müderrisi Yezdi: Şahsiyeti Hz. Ebu Talib (a.s) İstisnaiydi

Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansının bildirdiğine göre “Uluslararası Peygamber Ekrem’in (s.a.a) Hamisi Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansı”nın yirmi beşinci ilmi ön oturumunun ikinci konuşmacısı Yezd’li Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Seyit Muhammed Kazım Müderrisi Hz. Ebu Talib’in (a.s) imanı konusunda şunlara yer verdi: Böyle bir konu üzerinde durulmasının ilk semeresi daha çok Emirü’l-Müminin (a.s) ve Ehlibeyt’in (a.s) fazilet ve şahsiyetinin belirgin şekilde ortaya çıkmasıdır.

Tarih boyunca seçkin baba ve dedelere sahip olan kimseler, toplumda özel fazilet sahibi kimselerdi. Keza toplumda öne çıkmak isteyen kimselerin ailelerine olumsuz bakış varsa, bu tür fertlerin toplumun yönlendirilmesinde gerekli çaba ve gayretleri olmayacaktır. Dolayısıyla bazıları tarih boyunca Ehlibeyt’in (a.s) faziletini saklamaya çalışmış ve hatta onların aleyhine bazı konuları uydurmuştur.

Hz. Ebu Talib’in (a.s) imanını inkar edenler, kendi müşrik babalarıyla bu şahsı uyuşturma peşinde olup kendilerini eksik göstermemek için başkalarını eksik göstermeye çalışırlar. Ne var ki biz, yaşamı boyunca en küçük zayıf noktayı bile bulundurmayan ve başkalarının da itiraf etme mecburiyetinde bırakan rehberlerimizle iftihar ediyoruz.

Hz. Ebu Talib’in (a.s) kabri Mekke şehrindeydi ve kabri üzerinde de kubbe vardı, ancak Vehhabiler tahrip ettiler. Ehlibeyt’in (a.s) düşmanları tarih boyunca Masum İmamlar (a.s) için konu dilen faziletleri de eleştiri konusu yapmıştır.

Hz. Ebu Talib’in (a.s) iman konusu, itikadi ve kelami bir konudur. Biz, Ehlibeyt’in (a.s) babalarının mümin olduğuna inanıyoruz, zira toprakta çiçek ve bitkinin çıkması için toprağın pak ve temiz olması gerekir ve kirli yerde temiz çiçek ve bitki çıkmaz.

Hz. Ebu Talib (a.s) Peygamber Ekrem (s.a.a) zamanında vefat etti, ama bir takım kimseler onu “Peygamber’in sahabesi” bilmediği gibi, daha ötesi onu İslam ve cahiliyeti derk eden ve sahabeyi de gören, ancak Peygamberle mülakat etmeyen kimse unvanıyla bile tanımamıştır.
Pek çok emare ve şahidin bulunmasına rağmen bir grubun Hz. Ebu Talib’in (a.s) faziletini niçin inkar ettiği konusu çok önemlidir. Üstelik Ehlibeyt (a.s) ittifakla Hz. Ebu Talib’in (a.s)  imanı kabul etmiştir. Yani Masum

İmamlar (a.s) arasında Hz. Ebu Talib’in (a.s) ismi zikredilince, Ehlibeyt (a.s) Hz. Ebu Talib’in (a.s) imanı üzerinde durmuştur ki bu mesele, onun seçkin bir imana sahip olduğunun göstergesidir.

Hz. Ebu Talib’in (a.s) eşi, “Fatıma bint Esed”di (s.a) ve bu saygı değer hanım mümindi ve Allah Resulü (s.a.a) ona saygı gösteriyordu. Evlilikte teşrii mesele unvanında iman ve şirk açısından uygunluk ve uyumluluğa riayet edilmesi için İslam’da Müslüman bir kadının eşinin de Müslüman olması gerekir. Halbuki Peygamber Ekrem (s.a.a) Müslüman eşlerin Müslüman olmayan eşlerden ayrılması emrini vermesine karşın kesinlikle Fatıma bint Esed’le Ebu Talib konusunda böyle bir görüş bildirmemiştir.

Dosdoğru rehberlerin faziletinin gizlenmesi hüner değildir. Biz, bu gizleme ve saklamaların karşısında Hz. Ebu Talib’in (a.s) imanıyla alakalı şüpheleri ve keza şüpheyi ortaya atanların şahsiyetini de açıklamalıyız.

Bu şüphelerden birisi Hz. Ebu Talib’in (a.s) niçin kendisini açıkça Müslümanların safında göstermeyişidir. Biz de onun açıkça imanını göstermediğini kabul ediyoruz. Bunun delili şuydu: Hz. Ebu Talib (a.s) Mekke’nin büyüğüydü; Beni Haşim ve hatta Kureyş’in tamamının rehberiydi ve Kabe’nin anahtarı ondaydı ve keza Arapların büyüğü sayılıyordu. Dolayısıyla İslam ve Müslümanları savunabilmesi için kendi imanını gizlemeyi zaruri görüyordu.

Hz. Ebu Talib’in (a.s) İslami bir yaşamı vardı ve hatta bi’setten önce de bir gün bile puta tapmadı. Hz. Ebu Talib (a.s) çocuklarına Peygamber Ekrem’le (s.a.a) namaz kılmalarını emretti. Bu himayeleri sebebiyle, Mekke’nin şerifi olmasına rağmen, üç yıl zorlu şartlar altında yaşadı, ama Peygamber’den (s.a.a) el çekmedi.

Hz. Ebu Talib (a.s) Kültür –Araştırma ve Yayınlama Müessesesi başkanı sözlerinin sonunda Şeyhu’l-Ebtah Hz. Ebu Talib (a.s) hakkında birkaç kitap tanıtımı yaparak konuşmasını şöyle sürdürdü: Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Muhammed Mehdi İştehardi bu konuda “Hz. Ebu Talib’in (a.s) İftihar Dolu Yaşamı” unvanında çok değerli bir kitapçık tedvin etmiştir ki bu kitapçık, Astani Kudsi Rezevi’ye bağlı yayıncılığın gözetiminde yayınlanmıştır. Bu kitapçık okuyuculara Hz. Ebu Talib’in (a.s) yaşamını kısaca aydınlığa kavuşturmuştur. Söz konusu kısa ve anlaşılır bir dilde yazılan bu kitapçığın hem Arapça ve hem de Farsça metni mevcuttur.

Diğer bir kitapçıkta “Peygamber’in (s.a.a) Hamisi Ebu Talib (a.s)” adı altında Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Muhammed Hasan Şefi’i Şahrudi tarafından kaleme alınmıştır. Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Muhammed Hasan Şefi’i Şahrudi “el-Gadir” kitabını Farsçaya tercüme edip bir ciltte özetleyerek kütüphane raflarından çalışma masaları üzerine taşıyan şahsın kendisidir. “el-Gadir” kitabı kaynak bir kitaptır ve bazen bu kitaba müracaat edilir. Hüccetü’l-İslam ve’l-Müslimin Muhammed Hasan Şefi’i Şahrudi “el-Gadir” kitabından müstakil bir bölümü kitapçık şeklinde Hz. Ebu Talib’e (a.s) has kılmıştır.

Bu ilmi ön oturumun resimlerini görmek için burayı tıklayınız.

Hatırlatılmasında fayda vardır ki Dünya Ehlibeyt (a.s) Kurultayının gayretleri ve “Âstan-i Mukaddes-i İmam Hüseyin (a.s)”, “Hz. Ebu Talib (a.s) Araştırma ve Yayınlama Müessesesi”, “İslam Mezheplerini Yakınlaştırma Kurultayı”, “İslami Tebliğat Ofisi İslami İlimler ve Kültürel Enstitüsü”, “El-Mustafa (s.a.a) Üniversitesi”, “İlim Havzaları Dil Öğretim Merkezi”, “Uluslararası Ehlibeyt (a.s) Üniversitesi”, “Nübüvvet Mirası Kültürel

Müessesesi”, “Ez-Zehra (s.a) Üniversitesi”, “Ez-Zeriyyetü’n-Nebeviyye Enstitüsü”, “Kasım b. Hasan (a.s) Dini-Kültürel Müessesesi”, “Ebnau’r-Resul (s.a.a) Kültür ve Sanat Müessesesi” ve başka dini ve kültürel kurum ve kuruluşların ortak işbirliğiyle Ebu Talib’in (a.s) vefaat günleriyle eş zamanlı 9-11 Mart 2021 tarihinde “Uluslararası Peygamber Ekrem’in (s.a.a) Hamisi Hz. Ebu Talib (a.s) Konferansı” düzenlenecektir.

“Uluslararası Hz. Ebu Talib (a.s) Şiir Kongresi” de bu konferansın fer’i programları arasında olacaktır. Keza bu konferansın genel sekreteri çeşitli kültürel ve sanatsal program ve gelişmeleri konferans zamanına kadar planlayıp uygulama çerçevesine alınmasını düşünmektedir.

Farsça, Arapça, İngilizce, Türkçe ve Urduca dillerinde konferansın ilmi davetini görmek ve konferansa beş dilde ulaşmak için burayı tıklayınız.

Bu konferans hakkındaki haber, ön oturum ve söyleşilerden haberdar olmak için aşağıdaki linklerden yararlanabilirsiniz.

..........................
167